Çocukluk hafızamın en parlak köşesinde, hayatıma yön veren bir yıldız vardı: Sevgi ablam. Çevremde herkes babasından, abisinden veya başka otoritelerden etkilenirken, ben kendi kahramanımı çoktan seçmiştim. Ne babasının otoritesi, ne abisi, ne de küçük kardeşi… Benim için en önemli kişi, özgürlüğün, başkaldırının ve cesaretin vücut bulmuş hali olan Sevgi ablamdı.
Onun anarşist ruhu, özgürlükçü tavırları, boyun eğmeyen tavrı çocuk yaşımda bana ilham verdi. Toplumun dayattığı “ulu kişileri” kabul edemeyişimin temeli de, büyük ihtimalle ondan miras.
Sevgi ablam, ailesine olan düşkünlüğüyle de bilinir; özellikle babası ve küçük kardeşi Kemal bey onun için vazgeçilmezdi. Onlar ne yaparsa yapsın, Sevgi ablamın sevgisi hep koşulsuzdu.
Cesaret ve Özgürlük
Ama onu asıl özel kılan, 1960’lar Türkiye’sinde, genç bir kız olarak gösterdiği cesaret ve özgürlük mücadelesiydi. Toplumun dar kalıplarını yırtıp atan, meydan okuyan, “hayır” demeyi bilen ender insanlardan biriydi. Çocukken gözümün önüne kazınan sahnelerden biri, genç arkadaşlarıyla Rocco Granata’nın o meşhur “Marina Marina Marina” şarkısında dans edişleriydi. O neşe, o özgürlük tutkusu hâlâ kulağımda çınlayan melodilerle birlikte yaşar.
Eğitim için Almanya’ya, en yakın arkadaşı Gönül ile gitmeleri de onun cesur adımlarından biriydi. Ancak gençliğin cilvesi mi dersiniz, kaderin oyunu mu… Bir sigara, koca bir hayatın yönünü değiştirdi. Babasına yakalanmalarıyla Türkiye’ye dönüş, eğitimi bırakış ve hemen ardından gelen evlilik… Sevgi ablam için sigara sadece bir alışkanlık değil, hayatının kırılma noktalarından biri oldu. Defalarca bırakması için konuşsak da, o bildiği yoldan şaşmadı. Son nefesinden önce içtiği o son sigara, hafızama kazındı.
Sevgi Ablam ‘ın Kahvaltı Anısı
Sevgi ablamın hayatı, sadece aile içindeki isyanlarla sınırlı değildi. Gürcü hala ve amcasıyla yaşadığı o meşhur kahvaltı anısı, onun karakterinin en net göstergelerindendi. Gürcü halanın “sus deli it” sözüne verdiği cevabı ve ardından amcasının öfkeyle peşinden koşmasını hep kahkahalarla anlatırdı. O anı her hatırladığında, kahkahası adeta evi doldururdu.
Sanata ve edebiyata olan tutkusu ise bambaşkaydı. Öncelikle, insanlar ayda bir kitapla yetinirken, o ise ayda on roman bitirirdi. Özellikle Rus edebiyatına ve kültürüne olan ilgisi tarifsizdi. Buna ek olarak, Yaprak Dökümü dizisini defalarca izlemesi, onun nostaljiye ve derin hikayelere olan bağlılığının küçük bir yansımasıydı. Tüm bunlar, onun edebiyatla kurduğu özel bağın sadece birkaç örneğiydi.
Hayatı boyunca kaliteyi, gezmeyi ve sohbet etmeyi severdi. Ayrıca, alçakgönüllüydü; kimseyle kavga etmez, herkesi olduğu gibi kabul ederdi. Özellikle kızı Özlem ile kurduğu sevimli ve tatlı atışmalarla dolu ilişki, hepimizin yüzünü güldürürdü. Dahası, birlikte yaşadıkları komik anıları anlatmaları, aile sohbetlerimize neşe katardı. Sürekli olarak birbirleriyle şakalaşır, bu tatlı konuşmalarla keyifli zaman geçirirdik.
Bununla birlikte, Özlem ve kardeşim Nilgün’ün evin içinde sanki bir podyumdaymış gibi manken yürüyüşleri yapmaları da aklıma gelen en eğlenceli anılardan biri. Bu sahneler, Sevgi Ablayla ilgili hatırladıkça yüzümüzde tebessüm bırakan anlardır.
Sonuç olarak, o kadar çok güzel anı var ki… Ama nihayetinde önemli olan da bu değil mi? Güzel anılarla anılmak ve geride sıcak bir tebessüm bırakmak.
Özlemin Kaybı
Ne yazık ki Özlem’ini kaybedince, Sevgi ablamın da yaşama gücü kalmadı. Daha sonra, üç ay bile geçmeden, o da peşinden gitti.
Belki de tek ukdesi, hayranlık duyduğu Rusya’yı, özellikle hayalini kurduğu Arbat Sokağı’nı görememek oldu. Ömrü boyunca romanlardan, filmlerden tanıdığı o sokaklar, ona hep uzak kaldı.
Ama biliyorum ki, Sevgi ablam zaten ruhunda o sokaklarda yürüyordu. Özgürlüğün, cesaretin, sanatın ve başkaldırının sembolüydü o. Ve şimdi, hafızalarımızda hep o kahkahasıyla, elinde bir kitapla, Rocco Granata’nın melodileri eşliğinde dans eden haliyle yaşayacak.
Bu yazının İngilizcesi buradan okuyabilirsiniz. Bu tür yazıları burada bulabilirsiniz.
Fotoğraflar





























Sevgi Ablam ‘ın Şarkıları
Türkçe
Sözleri zaman için de düzenledim ama bazı şarkılar çok güzel olduğu için onları da alıyorum. Tabii Suno sisteminde düzgün Türkçe ile şarkı okutan bir YZ bulmak için defalarca deneme yapıyorsunuz.
Sevgi Ablam
Çocukluğumun bir köşesinde,
Bir yıldız düşler peşinde.
Ne babasının kudreti, ne kardeşinin sözü,
Sevgi ablam rehberlerin özü
Onun özgürlüğü, zincirleri kırar,
Rocco’nun sesiyle kalbi atar,
“Marina Marina” hala aklımda,
Almanya umudu, Gönül’le yollarda
Bin doküz yüz altmış’larda bir kız,
Sevgi abla, yüreklerde bir yıldız.
Kardeş Kemal ’e, Faik Baba’ya sevgi,
Ne olursa olsun onlar hep baki.
Bir sigarayla kırıldı gençlik dalı,
Babası görünce söndü masalı.
Almanya geride kaldı, kapandı yolu,
Türkiye’de aradı son umudu.
Masanın çevresinde dönüyor,
Korkuyla kaçıyor, zor kurtuluyor,
Yaşar amca arkasından koşturuyor,
Gürcü ana ona öfkeyle bakıyor
Göremedi Rusyayı bir gün,
Arbat Sokağı bir hüzün
Romanlarla avundu gönlü,
Doktor Jivago geçti hüznü.
Özlem’le Nilgün podyumda,
Mankenler salonun ortasına.
Sevgi abla kahkaha atar o anda,
Hasibe hala eğlenirdi sonunda.
Özlem’le söndü kalbinin ateşi,
Üç ayda sustu nefesi,
Rusya düşü kırık gönül köşesi,
Sanatla açılır ömrün güneşi.
Ah Sevgi, cesaretle ördün yarını,
Kahkahalarla oluşturdun kıvılcımı,
Saklarsın gönlümde hoş bir anı
Marina dansı, gençlik şarkısı
Birincisi (sözler biraz farklı ama müzik güzel
İkincisi (sözlerin yukarıdaki gibi olduğu deneme)
Sevgi Ablam: Sonuç
Sonuç olarak, Sevgi abla için yazdığım bu yazı ve ürettiklerim onun bana kattıklarının yanında hiç bir şey. Ayrıca, bu şarkı sözleri ve üretilen müziklerde öncelikle kendi ürettiğim Yapay Zeka Ajanları kullandım, müzikleri ise Suno kullanarak yaptım. Bununla birlikte, fotoğraflarından oluşan bir galeri de mevcut.















